Bu programı neden kurdum?
Dört yıllık öğretmenlik eğitimi aldım. 1999’dan beri de web projelerinin içindeyim; yirmi yılı aşkın süredir yurt dışı SEO üzerinde çalışıyor, İngilizce, Arapça, Almanca ve başka dillerdeki projeleri yönetiyorum. Bu programı bu iki yolun kesiştiği yerde kurdum.
İsteğim basit: uluslararası bir yolculuğa çıkacak projelere yolun başında rehberlik etmek. Yolun ortasında yardım istemek de mümkün, ama o noktada düzeltilecek şeyler çoğalmış oluyor. Alan adı alınmış, adresler yayılmış, içerik tek dile göre yazılmış. Bir öğretmen olarak inandığım şey, en iyi yardımın doğru soruyu doğru zamanda sormak olduğu.
Rehberlik, bir işi başkasının yerine yapmak değil. Benim işim, beş ayın sonunda sizin bensiz de doğru kararı verebilmeniz. Programın her ayı bu yüzden bir kritikle başlıyor ve bir ödevle bitiyor. Kararı siz veriyorsunuz, gerekçesini birlikte konuşuyoruz.
SEO bir kontrol listesi değil
SEO çoğu zaman listelerle anlatılır: başlık kaç karakter olmalı, açıklamaya ne yazılmalı, görsele hangi metin verilmeli. Listeler işe yarar; bu programda da onlarca madde var. Ama hiçbir liste size hangi sayfayı kurmanız gerektiğini söylemez. O kararı işi bilen biri verir.
SEO Nedir ekibi 27 yıldır bu işi proje geliştirme olarak görüyor. Bir projenin bir amacı, bir sahibi, verilmiş kararları ve bu kararların kaydı vardır. Bu programda 25 ders tek bir projeyi ilerletiyor: sizin sitenizi. Ders bittiğinde öğrendiğiniz şey bir sonraki proje için de geçerli, çünkü bir kuralı değil bir karar verme biçimini öğreniyorsunuz.
Can alıcı nokta
SEO’nun tarihine baktığımda aynı cümlenin farklı yıllarda farklı kelimelerle yazıldığını görüyorum. 2011’de Google, araştırma, ayrıntılı rapor ve özenli analiz içeren siteleri ödüllendiren bir değişiklik yaptı. 2022’de insanlar için yazılmış özgün içeriği öne çıkarmayı hedefledi. 2026’daki yapay zekâ rehberi, insanların özgün, ilgi çekici ve yararlı bulduğu içeriğin yapay zekâ aramasındaki görünürlüğü uzun vadede büyük olasılıkla rehberdeki diğer bütün önerilerden daha çok etkileyeceğini yazıyor.
Yapay zekâ cevaplarında da tablo farklı değil. Ahrefs’in Mayıs 2025’te 75.000 markayı incelediği çalışmada, AI Overviews’ta anılmayla en güçlü ilişki markanın web’de başkaları tarafından anılma sayısındaydı. Google’ın başlangıç rehberi de bir siteyi tanıtmanın en etkili ve kalıcı yolunu kulaktan kulağa yayılma olarak anlatıyor.
Bu yüzden can alıcı noktayı tek cümleyle şöyle söylüyorum: bir projeyi büyüten şey, başkalarının söz etmek isteyeceği ve yalnızca o projenin verebileceği bir cevaptır. Teknik altyapı, içerik ve ölçüm o cevabı doğru insana, doğru dilde ulaştırmak için var.
Doğru başlamak
Bazı kararlar ucuzdur: bir başlığı değiştirir, bir paragrafı yeniden yazarsınız. Bazıları pahalıdır: alan adı, adres yapısı, sitenin hangi dillerde yayımlanacağı. Pahalı kararların ortak yanı, projenin ilk günlerinde verilmeleri: alan adı proje başlarken alınır.
Bu programın ilk ayı bu yüzden kod yazmakla değil, bu kararlarla başlıyor. Hangi pazar, hangi dil, hangi uzantı? Bugün yurt dışını düşünmüyor olsanız bile bu soruyu şimdi soruyoruz; iki yıl sonra bir İngilizce sürüm açmak istediğinizde adres yapınız hazır oluyor. SEO Nedir’i yöneten Hakan Alp Türker’in ana sayfadaki mektubunun başlığı da bunu söylüyor: doğru başlayan proje yolda kaybetmez.
Hakan Alp Türker’in mektubu →
Yapay zekâ bir araç, sahibi sizsiniz
Bu programda siteyi VS Code ve bir yapay zekâ kod asistanıyla kuruyorsunuz. Asistan hızlı yazıyor ama neyin doğru olduğunu bilmiyor; bilen sizsiniz. Bu yüzden asistanın önerdiği planı okumadan onaylamıyor, çıkan işi her seferinde bir kontrol listesiyle denetliyoruz.
AGENTS.md dosyası bu düşüncenin somut hâli. Sitenizin kuralları, adres yapısı, kaynak gösterme biçimi ve bot politikası beş ay boyunca bu dosyada birikiyor. Asistan her oturumda o dosyayı okuyor. Böylece projenin hafızası bir aracın içinde değil, sizin deponuzda duruyor.
Öğretmen gözüyle bir ders günü
Ders gününün düzenini öğretmenlik eğitimimden aldığım birkaç ilkeye göre kurdum. Gün, geçen ayın işlerinin kritiğiyle açılıyor, çünkü yeni bir şey öğretmeden önce yapılanı görmek istiyorum. Ortadaki derslerin her biri, notlara bakmadan cevaplanan kısa bir soruyla başlıyor; hatırlamaya çalışmak, bildiğim en iyi tekrar yolu. Gün, bir sonraki ayın ödeviyle bitiyor, çünkü öğrenilen şey ancak uygulanınca kalıcı oluyor.
Bir de şuna dikkat ediyorum: her derste bir sınır yazıyoruz. Anlattığım yöntemin neyi yapamadığını söylemek, bir öğretmenin öğrencisine borcu. Size her şeyi bildiğini söyleyen bir eğitmen, bilmediği yerde sizi yalnız bırakır.