Google ne diyor?
Google’ın üretken yapay zekâ içeriği rehberi iki cümleyle özetlenebilir. Birincisi izin veriyor: üretken yapay zekâ bir konuyu araştırmak ve özgün içeriğe yapı kazandırmak için yararlı olabilir. İkincisi sınırı çiziyor: bu araçlarla kullanıcıya değer katmadan çok sayıda sayfa üretmek, ölçekli içerik istismarı politikasını ihlal edebilir.
Yani ölçüt aracın kendisi değil, amaç ve sonuç. “Önce insan için içerik” belgesi aynı şeyi daha sert söylüyor: otomasyonu, yapay zekâ dahil, asıl amacı sıralamayı etkilemek olan içerik üretmek için kullanmak spam politikalarının ihlalidir.
Rehberin az bilinen bir cümlesi daha var: doğruluk, kalite ve ilgililik beklentisi yalnızca gövde metni için değil, otomatik üretilen title etiketi, meta açıklama, yapılandırılmış veri ve alt metinleri için de geçerli. Asistanın yazdığı meta açıklamayı da okuyorsunuz.
Brif: asistandan önce siz yazarsınız
Asistana “diş beyazlatma hakkında bir yazı yaz” derseniz internetin ortalamasını alırsınız. O ortalama zaten yüz sitede var ve geçen dersin diliyle emtiadır. Brif, asistanın bilmediği şeyi ona vermenin yolu.
Brifimiz altı satır. Hedef sorgu ve niyeti, sorgu haritanızdan. Okurun asıl sorusu, kendi cümlenizle. Kısa cevap: iki cümle, siz yazıyorsunuz. Yalnızca sizin bildiğiniz üç şey: bir fiyat aralığı, sık yapılan bir hata, kime uygun olmadığı. Kaynak listesi: kendiniz açıp okuduğunuz sayfalar. Son satır yazılmayacaklar: garanti, abartı, rakip adı, doğrulayamayacağınız rakam.
Asistana brifi veriyor ve tek bir kural koyuyoruz: brifte olmayan hiçbir olguyu ekleme; eksik gördüğün yeri soru olarak işaretle. Geri gelen taslakta sorular varsa iyi bir taslaktır.
Doğrulama kaydı
Avrupa Yayın Birliği’nin 21 Ekim 2025’te yayımladığı çalışmada 18 ülkeden 22 kamu yayıncısının gazetecileri ChatGPT, Copilot, Gemini ve Perplexity’nin 3.000’den fazla cevabını değerlendirdi. Cevapların neredeyse yarısında en az bir önemli sorun vardı. Üçte birinde ciddi kaynak sorunu, beşte birinde uydurma ya da eskimiş bilgi gibi önemli doğruluk hataları bulundu.
Bu rakamlar haber soruları için. Sizin sektörünüzde oran farklı olabilir, ama mekanizma aynı: asistan emin olmadığında da emin bir dille yazıyor ve var olmayan bir sayfayı kaynak gösterebiliyor. Bu yüzden asistanın verdiği kaynak adını yeterli saymıyoruz. Kaynağı açıyor, cümlenin orada gerçekten yazdığını görüyor, kayda adresini ve tarihini yazıyoruz.
Kayıt basit bir tablo: cümle, kaynak adresi, kaynağın tarihi, sizin açtığınız gün. Kaynağını bulamadığınız cümlenin iki akıbeti var: kendi deneyiminizse öyle olduğunu belirterek yazarsınız, değilse silersiniz. Rakamları ayı ve yılıyla birlikte yazıyoruz; “son araştırmalara göre” bir kaynak değildir.
Yapı: önce cevap, sonra gerekçe
Okur sayfaya bir soruyla geliyor. İlk paragraf o soruya cevap veriyor; gerekçe, ayrıntı ve istisnalar aşağıda. Ara başlıklar içeriği tarif ediyor, karşılaştırma varsa tabloya giriyor. Bunu yapay zekâ için yapmıyoruz. Google’ın rehberi içeriği yapay zekâ anlasın diye küçük parçalara bölmenize ya da belirli bir biçimde yazmanıza gerek olmadığını söylüyor. Okur için yapıyoruz; iyi yapılandırılmış bir sayfa herkes için daha kolay okunuyor.
Uzunluk için bir hedefimiz yok. Google’ın kılavuzu açık: sihirli bir kelime sayısı yok, uzunluk tek başına sıralamayı etkilemiyor. Sayfa soruyu cevapladığında bitiyor. Dört yüz kelimede biten bir sayfayı bin beş yüze çıkarmak için eklenen her paragraf, okurun cevabı bulmasını zorlaştırıyor.
Son adım sayfaya iki satır eklemek: yazan kişinin adı ve sayfanın nasıl hazırlandığı. Google, içeriğin nasıl üretildiği hakkında okura bilgi vermenizi öneriyor. “Taslağı yapay zekâ ile hazırlandı, bütün bilgiler şu tarihte kaynaklarından doğrulandı” dürüst ve yeterli bir cümle.